|

AZİZ
NESİN'lik...
"AZİZ NESİN'lik" deyişi çarpıklığın,
çelişkinin ve eleştiri gerektiren hemen her durumun tanımlayıcısı olarak
her an belleğimizdedir!
Aklımıza ilk olarak
"gülmece" gelse de, aziz Nesin deyince...
Gerçekte, yılmayan, geri çekilmeyen
ve her fırsatta ileri adım atan bir anlayışın da adıdır...
Kimi zaman hoşumuza gitmeyen
saptamaları ile eleştiri oklarını çekse de üzerine, zaman onun
saptamalarını haklı çıkaragelmiş değil midir?
Onun sayısız yapıtı bir çoğumuzun
dağarcığındaki yerini ilk günkü diriliği ile koruyor olmalıdır.
Aziz NESİN'in Sivas cankıyımı
sırasındaki "yanlışlıkla kurtarılışı!"
görüntüleri belleğimden hiç silinmez.
Aziz NESİN, bizleri ansızın bırakıp
gittiği günlerde, ülkemizdeki tehlikeyi de farkeden bir aydın
duyarlılığı ile "köktendincilik" konulu bir
uluslararsı toplantının düzenlemesi ile uğraşıyordu.
Bilenler bilir! Aziz NESİN
edinimlerini, kurduğu bir vakıf aracılığı ile yoksul çocukları
karanlıktan kurtarma savaşına adamış bir aydındır.
Ölümünden sonra, oğlu Ali NESİN onun
bayrağını ve özgörevini üstlenerek bu soylu çabayı sürdürmüştür.
Hem de binbir zorlukla!
Oğul Nesin matematikçi bir bilim
insanıdır da!
Yazgının cilvesi olmalı!
Oğul Nesin, bugünkü duruşu ile
"Aziz NESİN'lik" bir durumun da kahramanı
olmuştur.
Ne yazık ki!
TARİHSEL YANILGI...
Türkiye’nin, çoğu zaman eleştirsek , kimi zaman
öfkelensek de değerini bilmemiz gereken “aydınlık” ortamının
“karanlık” bir karmaşaya dönüştürülme çabalarının ivme kazandığı
günler yaşıyoruz.
Bugün de o günlerden biriydi. Üniversitelerin,
kendilerini yakından ilgilendiren bu yaşamsal (ölümcül demek daha doğru
olabilir) konuda var güçleri ile seslerini yükselttiklerine tanıklık
ettik.
Tüm engellemelere, karşı çıkışlara ve hatta
kendi içlerinden çıkma kimi milletvekillerinin hiç de incelikli olmayan
çirkin benzetmelerine karşın seslerini yükseltme özgüveni göstermekten
kaçınmadı üniversiteler.
Bugün, yine üniversite kaynaklı kimi sesler
çıktı. Tanıdık adlardı çoğu!
Ama, birisi vardı ki; o adlar arasında,
”tarihsel yanılgı” nitelemesi yapmaktan alamadım kendimi!
Prof. Dr. Ali NESİN de “türban düzenlemesi”
olarak anılan anayasa değişikliğini destekleyenler arasındaydı.
Ali NESİN! Aziz NESİN’in oğlu!
Yalnızca babası nedeniyle değil önemli bir
matematikçi olarak da adı anılmaya değer bir kişilik.
Dahası, babasının tüm varlığını ve çabasını
adadığı çocuk dostu Nesin Vakfı’nın bugünkü yöneticisi. Bir bakıma,
babasından aldığı bayrağı taşımayı görev bilen bir duyarlılığın da
sahibi!
Şaşırtı ile karışık bir düş kırıklığı yaşadım
Ali NESİN’in adını görünce, “türban yandaşlığı” tarafında!
İlgimi eksik edemedim!
Ali NESİN, hem ülkenin hem de babasının
duyarlılıklarına nasıl sırt çevirebilirdi?
Ali NESİN, babasının ansızın yaşamdan koptuğu
günlerde, Türkiye’de “Köktendincilik” konulu bir uluslararası
toplantı örgütleme çabası içinde olduğunu bilmeyebilir miydi?
Bırakın o günleri bir yana, çok değil aylar
önce Nesin Vakfı çocuklarının dayanaksız ve asılsız karalamalarla
gözaltına alınışlarını ve bu yolla Nesin Vakfı’nın saygınlığına gölge
düşürme çabalarını bire bir yaşamamış mıydı?
Kendisine yönelmiş olmasa da, bir aydın olarak,
ülkenin orta öğretim kurumlarında mezheplerinin farklılığı nedeniyle
fiziksel ve tinsel baskıya uğrayanları nasıl görmezden gelebilirdi?
Ben kendisine bir konuyu daha anımsatmakta
yarar görürüm. Kendi görev alanında çok da fazla göze batmayan bir
durumu. Bir hekim olarak, beni olduğu kadar tüm toplumu da fazlasıyla
iliglendirmesi gereken, sağlık kurumlarına dinsel simgelerin egemen
olma tehlikesinin de giderek arttığını! Eğer duymadıysa ya da farkına
varmadıysa!
Her ne kadar kendi konumu ve bilim alanındaki
yetkinliği ile tanınsa da, babası Aziz NESİN’den kendisine yansıyan
özgörevi de yadsıyamaz sayın Ali NESİN!
Bu nedenle de, kişiliğine, çabalarına, bilim
insanlığına saygımı koruyarak “türban anayasası” konusunda
takındığı tutumu “tarihsel yanılgı” olarak nitelemekten kendimi
alamıyorum!
Özellikle aydınların, aydın duyarlılığı
edinmeleri mutlaka acı deneyimler yaşamaları ile mi olasıdır?
Kimin aklına gelirdi ki; oğul Nesin de günün
birinde Aziz Nesin’lik duruma düşsün!
Ceyhun BALCI, 01.02.2008
|