|
İRAN
Uygarlıkların
harman yeri olan Anadolu’da bir kez daha hortlayan bağnazlığın engel
tanımaz bir hoyratlıkla yaşama geçirmeye çabaladığı “türbancılık”
yine bir başka uygarlık harmanının alanı sayılabilecek, ama şimdilerde
karanlıkta olan komşu İran’da yankı bulmuş!
İran basını, Türkiye’deki “türbancılık” girişimlerini hoşnutlukla
karşılamış. Zil takıp oynamadıkları kalmış dense yeridir!
Kimi başlık ve yorumlara göre :
“Türkiye’de laiklerin sonu gelmiş!”
“Laikler Türkiye’de generallerin arkasına saklanıyorlarmış!”
“Laiklerin koyduğu engeller birer birer yıkılıyormuş!”
“Türban”
girişimine gönderme yaparak, “Türkiye’deki islamcı hükümetin
başarısı”na vurgu yapmayı da unutmamışlar.
“Türban düzenlemesi”
için “Türkiye’den güzel haber” başlığı da kullanılmış.
Bilindiği gibi İran, son dönemde emperyalist saldırganlığın önde gelen
boy hedeflerinden biridir. Bu bakımdan, komşu İran’daki yorum ve
başlıkların çok daha akılcı ve sağduyulu olması beklenirdi. Belli ki;
bilinçaltındaki duygusallıklar gerçeklerin önüne geçirilmiş. Her ne
kadar antiemperyalist bir tavır içinde gibi görünse de, İran içine
düştüğü karanlık sarmalın etkisini her an duyumsayan bir ülke.
Türkiye’deki son gelişmelere verilen duygusal tepki de bunun en sağlam
kanıtı!
Kendi adıma, İran’daki yönetim biçimini hiç bir şekilde benimsemesem ve
onaylamasam da emperyalist saldırganlık söz konusu olduğunda gözümü
kırpmadan İran’ın ve halkının yanında olmayı görev bileceğimi
söyleyebilirim.
Diğer yandan, bu tutumum madalyonun ters yüzüne bakmama da engel olmaz!
Yukarıda örnekleri verilen yorumlara bakınca İran’ın kendi simgesini
gördüğü her yere ve herkese sempati ve destekle yaklaşması akılcı mıdır?
Böylesi durumlarda, ülkelerin karşı karşıya bulundukları tehlikeleri
gözönüne almaları gerekmez mi?
Günün birinde, emperyalist bir saldırıya uğrarasa eğer İran, bugün
sempati ile baktığı ülkemiz yönetiminin o saldırının iliştirilmişi
olabileceğini düşünemeyişi akıl alır gibi midir?
Yayılmacı karşıtı direncine destek olmayı düşünebildiğimiz İran nasıl
olur da kendisine karşı olası bir kurguyu gözardı ederek daha çok
görüntüsel içerikli benzeşmelere kanıp da aymazlık gösterebilir?
Oysa, irdelendiğinde kolaylıkla görülür ki; Türkiye’de “türbancılık”
olarak ortaya konan etkinlik “cambaza bak, cambaz!” türünden bir
oyalama yöntemidir. Türban, başı örten bir kisve gibi görünse de,
gerçekte çok daha önemli şeyleri ve etkinlikleri örtmektedir.
İran’ın sevgi ve sempatiyle karşıladığı Türkiye’deki “türban”
farkına varmazsa eğer, kendi başına örülen bir çoraba ve hatta kafasına
geçirilen bir çuvala da dönüşebilir.
İnancı yaşama egemen kılmalarına sıcak bakmasak da, emperyalist saldırı
söz konusu olduğunda dayanışma ve destek göstermekte ikilem
yaşamayacağımız komşu İran’ın Türkiye’deki gelişmeleri de çok daha geniş
açıdan bakışla ve akılcı değerlendirmesini beklemek hakkımız değil
midir?
Ceyhun BALCI, 07.02.2008
|