ULUSAL DEVİNİM

 
Ana SayfaBaşlarken...YazılarGezginYararlı BilgilerÖzgeçmişÇerçeve

 

MAKAS

 

Bir makasa benzetebiliriz Türkiye’nin başına gelenleri. Daha doğrusu, işbirlikçi iç ile yayılmacı dışın elbirliği ile başımıza ördüğü çorap olarak da tanaımlayabiliriz bu makası.

Endüstri devrimini kaçırarak geri kalan Osmanlı kapanan makasın etkisi  tarihteki yerini almıştı. Hiç umulmadık şekilde, o makası kırıp açan Mustafa Kemal önderliğindeki Türkler yayılmacıları şaşırtsa da, o makası buldukları ilk fırsatta yine kapatma çabasında olacaklarını söylemekten geri durmamışlardı biz Türklere! Hem de Lozan’da!

O makas ki; Cumhuriyet tarihimizle eş zamanlı olarak bir çok kapatılmaya çalışıldı.   Kimiz zaman mezhep farklılıkları, çoğu zaman da etnikçilik ve dincilik kullanılarak kapatılmaya çalışılan makas çokça can kaybı ve hasar verse de, başka yollarla bağımlılık yaratılsa da tutsak etmeyi başaramamıştı Türkiye’yi.

Ardışık başarısızlıkların yayılmacıyı bu ereğinden alıkoyacak yerde farklı yüzler ve söylemler kullanmaya yönelterek makası kapatma hevesini her seferinde tazeleme dürtüsü yarattığını gözlüyoruz.

Son yıllarda edinilen sadık ve ezici oy üstünlüklü iç bağlaşıklar bir yandan yönetime egemen olurken diğer yandan da hem halkın istencinin ipotek altına alınması hem de halkın istencini belirlemede yönlendirici önemi tartışılmaz medyayı da kendisine “iliştirmiş” durumdadır.

Sırada ise, tüm bu girişimlerin anyasal korumaya alınarak önüne çıkabilecek engellere karşı bağışıklanması ve sonsuza dek egemen kılınması vardır.

Bugün, Türkiye kapatılan makasın arasındadır bir kez daha!

Makasın bir ucu ülkenin merkezinde, sözüm ona “ulus istenci” kisvesi ile Ankara’dadır.  Atılan adımlara anayasal güvence yolundaki düzenlemeler tüm uyarılara karşın kararlılıkla sürdürülmektedir Ankara’da!

Bu tartışmalı ortamda fazlaca öne çık(a)mıyor gibi görünse de, makasın diğer ucu Şırnak dağlarındadır. Dağlardan inmek şöyle dursun, toplumsal eylem  görüntüsü ardında ayrılıkçılık denemeleri sahnelenemeketdir Şırnak’ta!

Ankara’da bağımsızlığa eşdeğer olan laiklik ilkesinin altı oyulup, son pürüzler giderilmeye çalışılırken, Şırnak dağlarında ülkenin varlık nedenlerini tartışmaya açacak egemenlik ilkesi sınanıyor.

Makas iki uçtan kapatılarak ülke üzerindeki kıskaç daraltılıyor.

Bu ortamda yaratılacak bir kafa karışıklığı makasın iki ucuna ve dolayısı ile o makası kullananların çıkarlarına fazladan yarar sağlayacaktır.

Görüntüde yaratılan tartışma belirli noktalarda düğümlenerek o simgenin koruması ile kotarılacak olanlar ustalıkla perdeleniyor. Bu tartışma o denli hünerle sürdürülüyor ve yönetiliyor ki; makasın diğer ucunun görülmesi ve duyumsanması neredeyse olanaksızlaşıyor.

“Bir taşla iki kuş!” örneğine uygun olarak!

Bu aşamada, makasın kimin elinde olduğunu iyi anlamak temel gereklilik. Bizlerin makasın iki ucunda gördüklerimiz iliştirilmişerdir. Oysa, asıl hüner  makası kimin kullandığını ve kapattığını görmektedir.

Bu görülmediği sürece, makasın kapanmasının önüne geçilemeyeceği gibi, makasın kapanmasının sonrasında ortaya çıkacak sonuçların çok daha kötülerinin çorap söküğü gibi başımıza gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Ne yazık ki; o makasın kapanması aynı zamanda bir kırılma noktasını da simgelemektedir.

Bu nedenle, o makasın kapanması önünde engeller oluşturulması için olabilen her yol, her yöntem kullanılmalıdır.

Hem de ivedilikle!

Ceyhun BALCI, 06.02.2008