ULUSAL DEVİNİM

 
Ana SayfaBaşlarken...YazılarGezginYararlı BilgilerÖzgeçmişÇerçeve

 

ÜNİVERSİTE...

 

Ülke hızla karanlığa giderken, doğal olarak üniversiteler de bu sürecin önemli bir alanı olmuşken, Avrupa kaynaklı bir haber ilgi çekiciydi.

Türkiye'de sorun elli santimlik bez parçası ile üniversiteye girip girmeme olarak tartışılsa da, Avrupa'dan, İtalya'dan gelen haber üniversitenin gerçek işlevini yüzümüze vurmuş oldu. Bir bakıma, bizlere de “kendinize gelin!” der gibiydi bu haberde yansıtılanlar.

Aydınlanma sürecine geçişte akıtılan oluk gibi kan ve gözyaşı kitaplara, romanlara ve tarihe konu olan Avrupa belki de bu kökleri ile bağını hiç koparmadığını da göstermiş oldu. Bunca olumsuzluk arasında bir pırıltı gibi!

İtalya'da La Sapienza Üniversitesi öğrencileri Papa'yı üniversiteye sokmamışlar. Gerekçe de Galile'nin başına gelenlere gönderme yaparak açıklanmış.

Galile'den, Bruno'ya, Spinoza'dan daha nicesinin başına gelenler, aydınlanma için ödenen bedeller anımsanmış. Belki de hiç unutulmamış.

Beşyüz yıl öncede kaldığı sanılan tarihin köşetaşı niteliğindeki olay ve olguların unutulmamış olduğunun gösterilmesi bugünlerde karanlığa doğru yolculuğa çıktığını savladığımız Avrupa kaynaklı önemli bir yansıma olarak kabul edilmeli.

Her ne kadar, Papa'nın üniversiteye sokulmamış olması simgesel bir durum gibi görünse de, hem dünyada hem de ülkemizde inanç ve yaşam konusunda kafası karışmışlık sergileyenler için bulunmaz bir ders fırsatı gibidir.

Üniversitelerin nasıl üniversite olabildiklerinin ve öyle kalabildiklerinin, nasıl bilim ve aklın ödünsüz savunucusu olabileceklerinin belgesi niteliğinde bir örnektir İtalyan üniversitesinde sergilenen dik ve yürekli duruş. Bu davranışın, Papa'nın yurdunda gösterilmiş olması da bir başka anlamlıdır.

Bugünün dünyasında güncel koşulların da yarattığı ortamda üstelik tılsımlı sözcük ve kavramların ardına saklanılarak yapılan söz cambazlıkları yolu ile yaratılan akıl karmaşası akıl ile inanç ve din ile bilim arasında bulunması gereken keskin sınırları belirsizleştirme eğilimindedir.

İşte böyle bir ortamda, inancın akıl ve bilime ve dolayısı ile yaşama karışması ve hatta karışmakla kalmayıp egemen olmaya çabalaması girişimleri her geçen gün artar olmuştur.

Her kişinin, kurumun ve olgunun çağdaş toplumsal yaşamda durması gereken sınırları anımsatması bakımından da önemle irdelenmelidir İtalyan üniversitesinde sergilenen duruş ve eylem!

Ceyhun BALCI, 17.01.2008