ATATÜRK VE
TIBBİYELİLER (*)
(*) Dr. Metin ÖZATA tarafından
kaleme alınan ve Umay Yayınları'ndan çıkan 2007 basımı kitap.
Savaşta
askerlikle birlikte hekimlik , barışta Başbakanlık da içinde
olmak üzere yerine göre bakanlık, diplomatlık ve bürokratlık
yapan hekimler.
Çanakkale
öncesinde cepheden cepheye koşarak harcanan yıllar.
Ve elbette,
Kurtuluş Savaşı sürecinde “iğne ile kuyu kazarcasına”
başlayan süreçte yayılmacının kovulması...
Yine o süreçte,
yol parasını zor denkleştiren Tıbbiyeli Hikmet'in Sivas
Kongresi'nde mandaya karşı kararlı duruşu...
Ulusal kurtuluş
sürecinde yer almasa da Malta'ya sürülmeyi göze alan onurlu
Tıbbiyeli'ler...
Ankara'daki
yokluk yıllarında orduya aşı üretmek için aşıları birbirleri
üzerinde deneyen özverili Tıbbiyeli'ler...
Kurtuluş'tan
sonraki Kuruluş ve Devrimler sürecinde sağlıksız bir toplumu
sağlığa kavuşturma yolunda olağanüstü çabalar...
Yine aynı
dönemde hekimlik dışı bir çok alanda üstlenilen görevler.
Kitabı okuduktan
sonra “Tıbbiye'den her şey çıkar, ara sıra da doktor!”
deyişi oldukça çekici geldi bana da!
Ama, düşününce o
dönemi, yüzde onu okuryazar olan ve onların önemli bölümünün
okuryazarlığının da adını yazıp imza atabilmeye eşdeğer olduğu
bir toplumun bireyleri olarak Tıbbiyeli'lere düşen bunca göreve
de şaşmamak gerek.
Ama, bunca
kolaylaştırıcı etkene ve uygun koşulların yanı sıra
Tıbbiyeli'nin ülkesinin sorunları konusundaki etkinliği ve
sorumluluk almadaki istekliliği göz ardı edilmemeli...
Aradan geçen bir
yüzyıl sonra, bugünün koşulları gereği Tıbbiyli'nin kendi uğraş
alanı dışındaki etkinliklerin azalmasını şaşırtıcı bulmamak
gerek.
Ama, bugün için
şaşırtıcı olan, günümüz Tıbbiyeli'sinin bırakınız başka
alanlardaki edilgenliğini bir yana, kendi uğraş alanı ve toplum
sağlığı konusuna yabancılaşması ve ilgili konulardaki süreçlere
katılımdaki isteksizliği olmalıdır.
“Atatürk
ve Tıbbiyeliler” kitabında yer alan çoğu hekimin yaşadığı
koşullar ile günümüz koşulları örtüşmese de, bugün hekimlerin
gerek kendi ve gerekse halkın sağlık sorunlarına
“yabancılaşma”ları incelenmeye değer olmalı!
Okumanızı
öneririm...
CEYHUN BALCI,
30.12.2007