ULUSAL DEVİNİM

 
Ana SayfaBaşlarken...YazılarGezginYararlı BilgilerÖzgeçmişÇerçeve

 

BATI’DA  DOĞ(R)U OLMAK!

“Ermeni soykırımı savı emperyalist bir yalandır!”  (Doğu PERİNÇEK)

Bu sözler İsviçre’de suç sayıldı. Mahkemeye verildi. Duruşmaya katılan Perinçek çuval dolusu belgeyi de mahkemeye sunarak dayanaksız konuşmadığını, sözlerinin duygusal olmaktan çok tarihsel gerçekleri yansıttığını kanıtlamış oldu.

İsviçre’nin yargı düzeneğindeki son aşama da sonuçlanmış. Yüksek mahkeme Doğ(r)u Perinçek hakkındaki kararı onamış.  Doksan günlük hapis yaptırımı paraya çevrilerek iki yıl ötelenmiş.

Başkalarının türlü konudaki suçlamaları ile sıkça karşılaşan bizlerin bu kararı iyi irdelemesinde yarar var!

Bir kez, eli silahlı terör çetelerini gerilla olarak adlandırıp, özgürlük savaşçısı olarak niteleyenler bir adım daha ileri gidip terörizm için “insan hakları” isteyebilirler.  Yerel yönetimler kullanılarak, terör örgütüne her türlü destek verilir ve bununla da kalınmayarak terör örgütü ve yandaşları toplum gözünde yüceltilir. Halkın oylarıyla seçildikleri varsayılanlar girdikleri meclisin açılışında içtikleri andı sesleri titreyerek dile getirirler. Elbette, çok geçmeden içilen andın tersine ne varsa yaşama geçirirler.

Yukarıda anılan yığınla söylem ve eylem, kapısında bekletilmekte olduğumuz “uygarlık treni” uğruna sineye çekilir. Hoş görülür!

Değil Avrupa’nın, dünyanın bile para babası olarak bilinen “uygar İsviçre”de ise yalnız bir kişinin değil koskoca bir ulusun “soykırımcı” olarak tanımlanması özgürlüğü vardır. Hem de belge ve bilgiye dayanmadan, söylentilere dayanarak.

Hukukun olmazsa olmazı olan “savunma” hakkı da hiçe sayılarak. Böylesi ağır bir suçlama karşısında bir çift söz söyleme hakkınız ya da özgürlüğünüz de yok sayılarak.

Bunca sözden sonra, İsviçre’de ya da bir başka Avrupa ülkesinde “Biz soykırımcı değiliz! İşte belgeleri!”  demek suçsa eğer...

İşte, “Batı’da Doğ(r)u olmak”  böyle bir şeydir.

Ama, diğer yandan da, ikiyüzlülüğün, sömürgeciliğin ve öznelliğin maskesini düşürüp gerçek yüzüne ışık tuttuğu için de önemli bir işlev görmüştür bu “Doğ(r)u duruş ve Doğ(r)u söylem!”

 

CEYHUN BALCI, 21.12.2007.