ULUSAL DEVİNİM

 
Ana SayfaBaşlarken...YazılarGezginYararlı BilgilerÖzgeçmişÇerçeve

 

Kötüler : Chavez, Morales, Putin...

 

 

Chavez, Morales ve Putin bilinen çevrelerce dünyanın en kötü önderleri sıralamasında ilk sıraları paylaşmışlar.

Üçünün de ortak noktasını irdelemekte yarar var.

Üçü de, ülkelerinin varlıklarını ülkelerinin yararına kullandırma konusunda özenliler. Öyle ki; Putin selefi Yeltsin’den sonra türedi varsılların önünü kesmekle kalmadı, ülke varlıklarını ülke yararına kullanma konusunu birincil amaç durumuna getirdi.  Bununla da yetinmeyip, Batı’nın “renkli devrim” önderi olmak yerine, yurdunun ezici çoğunlukla desteklenen “ulusal” önderi olma onuruna erişti. Rusya’nın yanı başında oluşturulan “renkli devrim” çemberi de onu durduramadı. Renkli devrim önderleri söylemlerinin tersine, karşı çıkanları polis zoruyla saf dışı bırakırken, “özgürlükçü” sayılırlarken, Putin sırf bu Batıcı olmayan tutumu nedeniyle “diktatör” damgasını yiyiverdi.

Chavez ve Morales’e gelince, görevi devraldıkları “muz cumhuriyeti” önderleri gibi edilgen ve ulusal kaynakları peşkeş çeken tutuma son verip “ulusalcı” oldukları için “kötü” olmayı hak ettiler. Dışsatım gelirleri çok uluslu şirketlerin kasasına akmayıp da halkınızın gereksinimlerine yöneldiğinde,  uluslararası finans tuzakları ayıklanıp sınır dışı edildiğinde ve kendi ayakları üzerinde durma ilkesi yaşama geçirildiğinde sinirlenen uygar Batılılar doğal olarak hem Chavez’i hem de Morales’i “kötü” ile özdeşleştirdiler.

Bu yargıda bulunanlar farkında olarak ya da olmayarak durdukları yeri, bağımlılıklarını ve iliştirilmişliklerini de dışa vurmuş oldular! Çok da iyi ettiler!

Latin Amerika’nın yiğit önderleri gün geçtikçe çoğalıyor. Yıllar yılı “arka bahçe” olmaktan öteye geçemeyen “yoksul halklar” gönence varmanın yolunu buldukça onları egemenlikleri altına alıp, varsıllıklarını sömürenlerin sinirleri giderek bozulmuş oldu.

Her şeye karşın, insanları etkilemede önde gelen aygıtları ellerinde tutanlar çeşitli etkinliklerle saldırılarını sürdürmekteler.

Adı geçen “kötü” önderlerin yaptıklarını, onurlu ve dik duruşlarını gördükçe, dünyaya böyle “kötüler” daha çok gerekli demekten alamıyorum kendimi!

Bizlerin övünç kaynağı ise, geçen yüzyıl başındaki önderliğiyle “kötülük” kaynağı olan (elbette sömürgeciler bakımından) Mustafa Kemal’dir.

Ülkemizle birlikte başka bir çok mazlûm halk, bir an önce “iyiler”den kurtulmalıdır. Yoksa, sömürgecilere yem olmak kaçınılmazdır!

CEYHUN BALCI, 14.12.2007