|
MENDERES: ”Demokrasi Yıldızı?” (*)
(*) Gerçek uğraşı savunmanlık
olan Şevket Çizmeli’nin kitabı. Arkadaş Yayınları, 2007.
Bir dönemi ayrıntılarıyla ve
bilinmesi gerekli yönleri ile gözlerimizin önüne seren değerli bir
yapıt.
Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin
hemen ertesinde, belki de dünyada eşi görülmemiş bir hız ve ustalıkla
yaşama geçirilen “devrimler”in kökleşmesi, bir daha tartışılmaması adına
bir başka önemli konuda daha devrim gereksinimi vardı. “Din Devrimi”.
Bu gerekliliğin farkında olan
Mustafa Kemal sağlığında namaz çağrısı olan ezanı Türkçe okutmuş,
Kur’an’ın Türkçe çevirisi için de gerekli girişimlerde bulunmuştu.
Hatta, camilerde yakarışın da Türkçe olması gereğini göz ardı etmemişti.
Gerçekte, belirli süreçleri
sırasıyla yaşamamış Anadolu toplumunda yaşama geçen devrimlerin sonsuza
dek yaşaması da kendini “din” olarak gösteren zayıf halkanın
güçlendirilmesine bağlıdır.
Adından başka hiç bir şeyi
“demokrat” olmayan parti, 14 Mayıs 1950 seçimlerinde ezici üstünlükle
iktidara egemen olduktan sadece bir ay sonra Türkçe ezanı, Arapça’ya
çevirmiş. Bu eylemi bile, bu zayıf halkanın kullanılacağının kanıtı
gibidir.
Yine, kitaptaki bazı bölümlerde
tarihler, kişi ve kurum adları değiştirilip günümüzden tarihler, kişi ve
kurum adları eklense anlamından hiç bir şey yitirmez. Diğer bir deyişle,
zaman, kişiler ve kurumlar dışında öylesine benzerlikler vardır ki;
bugün yazgı olarak algıladığımız yığınla derdin mayası o yıllarda
çalınmıştır.
İşin ilginci, 27 Mayıs’a giden
yolun taşlarını kendileri döşeyen ve bir bakıma ettiklerini bulan bildik
kadro, 27 Mayıs sürecinde uygulanan “aşırı” yaptırımlardan kaynaklanan
duygusallık zırhına kavuşmuşlar. Bu zırh, izleyen süreçte aynı
doğrultuyu kendine rehber edinen farklı adların siyaset basamaklarını
hızla tırmanmasına katkıda bulunmuştur.
1950-1960 sürecini yaşamamış
birisi olarak kitapta anlatılanlar fazlasıyla ilgimi çekti.
Okumanızı öneririm.
CEYHUN BALCI, 25.11.2007
|