|
|
|
|
|
|
|
ARDIÇ DEVİRMEK Gaf yapanlar için kullanılan bir deyim vardır, hepimizin bildiği ve zaman zaman da kullandığı : “Çam devirmek!” Türkçemiz yeni bir deyim kazanmış oldu geçtiğimiz günlerde. Bir etkili ve yetkilimiz, hem de en üst düzeyden biri kazandırdı bu yeni deyimi Türkçemize. “Kaz dağları delik deşik edilirken” sözü edilen yetkilimiz doğal kaynaklar bakanı sanı ile devirdi ardıç ağacını. Kaz dağlarında değerli maden arama gerekçesiyle bir yandan delikler açılırken, diğer yandan da çamlar, ardıçlar devriliyor ve kimyasallar doğaya bırakılıyor. Başta yöre halkı olmak üzere ulusal düzeyde bir tepki de oluşmakta gecikmedi. Bu tepkiler doğal kaynaklar bakanını yöreye gitmeye zorlamış oldu. Her nedense, olayda öne çıkması gereken Çevre ve Orman Bakanı’nın adı bile geçmedi bu süreçte. Çevresine, yurduna ve yaşamına duyarlı toplumu rahatlatmak için olmalı, doğal kaynaklar bakanı ardıç ağaçlarının hoyratça kesilmesi ve devrilmesi konusunda yakınmalarını dillendirenleri : “kaygılanmayın, yenilerini dikeriz” diyerek yatıştırmaya çalışmış kendince. Herhalde, “çam” pardon “ardıç” devirdiğinin farkında olmaksızın. Özensizlik ya da bir anlık dalgınlık deyip geçilebilecek türden masum bir gaf sayamayız bu “ardıç devirme”yi. Amazon ormanları dünyamız için ne anlama geliyorsa ve o ormanlar yalnız bulunduğu ülke insanları için değil bütün dünyalılar için değerliyse, Kaz dağları ve barındırdığı doğal çevre de ülkemiz için o denli önemlidir. Başta yöre halkı olmak üzere tüm Türkler üzerine titremekte ve duyarlılık göstermektedir bu yüzden. Doğallıkla, herhangi bir yurttaştan olduğu gibi doğal kaynaklar bakanından da benzer duyarlılığı, doğa ve her koşulda onun korunması doğrultusunda gösterilmesini beklemek hakkımız olsa gerektir. Özellikle, dünyamızdaki türlerin soyunun çok ciddi bir tehdit altında olduğunu göz önüne alırsak, bu konudaki duyarlılığın ve önceliğin anlamı ortaya çıkar. Bir örnekle anlatmak daha yararlı olabilir. Üçüncü binyılın ilk yüzyılının ortalarında gerçekleşmesi öngörülen kimi küresel ısınma belirtileri göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Afrika’nın en yüksek dağı Kilimanjaro’nun buzulundaki erime ve Arktik buzullarda azalmanın şimdiden hızlanmış olması bu kaygıyı doğrular nitelikte gelişmelerdir. Başka deyişle, küresel ısınma konusunda yaşamımıza yansıyan bazı gelişmelere çocuklarımızın tanıklık etmesini beklerken, bizler tanıklık eder durumdayız. Doğal yaşamdaki dengeler bu denli kırılganlaşmışken, Kaz dağlarındaki bir tek ağacın bile önemi daha iyi anlaşılabilecektir. Elbette, ekonomik getiriler önemsenecektir. Ama, hiç bir doğal kaynak yaşamın kendisinden daha değerli olabilir mi? Hele hele, o doğal kaynağın ekonomiye kazandırılması doğrultusunda yapılacaklar yaşamın kendisini hiçe sayabilir mi?
Böylesi yaşamsal konularda, toplumun yeterli ve ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesi fazlaca bir beklenti midir? Son olarak, yanlış izlenim verilmemesi bakımından bir konuya vurgu yapmakta yarar görüyorum. Bir yurttaş olarak, ülkemize ve dolayısı ile bizlere ait her türlü doğal kaynağın ve değerin ekonomiye kazandırılması düşüncesine karşı değilim. Ancak, bu yapılırken yurdumuza ve yaşam alanımıza saygılı, duyarlı ve koruyucu olunmasını beklemek de hak olmaktan öte, zorunluluğa dönüşmüş değil midir?
CEYHUN BALCI, 28.10.2007
Not : “Ardıç devirmek” deyimini daha iyi anlamak bakımından ardıç ağacı ile ilgili bilgileri de paylaşmayı gerekli görüyorum. Çünkü, ardıç ağacı insan tarafından dikilerek üretilemez. Ardıç ağacının insandan beklentisi olsa olsa “gölge etme, başka ihsan istemez!” özdeyişini anımsamasıdır.
ARDIÇ AĞACI Üremesi , bir başka türe bağlı bir ağaç türü. Ardıç ağacı tohumlarını yere döker ancak bu tohumlar bir ardıç kuşu (Karatavuk) tarafından yenmedikçe hiçbir işe yaramaz. Ardıç kuşunun sindirim sisteminde ardıç ağacının tohumlarının kabukları açılır. Ardıç kuşu dışkısı ile birlikte toprağa karışan tohumlar tutar.
Latince Adı: Juniperus Communis. Bitki: Nisan-Mayıs aylarında çiçek açan, 1-9 m yüksekliğinde, kışın yaprağını dökmeyen ve siyahımsı mor yuvarlak meyvaları olan bir bitkidir... Yetiştiği Yerler: Orta Avrupa'da Almanya, Macaristan ve Fransa'da yurdumuzda ise Trakya, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bol miktarda Ardıç ağacı mevcuttur. Daha fazla bilgiye http://tr.wikipedia.org ‘den erişilebilir.
|
|