|
KUŞKUNUZ OLMASIN...
Bir kaç gün içinde
herkes “Atatürkçü” olacak! Ne bir öngörü ne de sezgidir bu
tümceyi paylaşmama neden.
Yirmidokuz ekimle
başlayan ve on kasımla sonlanan süreçte hemen her yıl tanıklık
ettiklerimizin bir özeti olarak da kabul edebilirsiniz bu saptamayı.
Neredeyse ayrımsız bir
şekilde her yıl bu zamanlarda hemen herkes “Atatürkçü” olur bu
ülkede. Her ne kadar bazıları düşman olsa da, yılın her günü sövgüyü
eksik etmese de kendini alamaz bu içtenliksiz kervana katılmaktan.
Bu yıl biraz daha özenli
olalım. Benzeri ile gerçeğini ayırt etmeye çalışalım!
Kimler olmayacak ki bu
“Atatürkçülük” kervanında?
Sol gösterip sağ
vurmasıyla bilinen ama aynı zamanda belgeselcilikten de geride kalmayan
ünlü gazetecimizin duygulu ses tonu ile sunduğu “Sarı Zeybek”i
kimbilir bilmemkaçıncı kez izleyeceğiz!
Kuşkunuz olmasın!
Yine, adı Türk, dilleri
Türkçeye benzeyen ama akılları ve gönülleri uzakta olan kimi ciddi
televizyonlarımız bir günlük ateşkes yapıp, işi “Atatürk”e
sövgüden, övgüye dönüştürecektir.
Kuşkunuz olmasın!
“Çağdaş uygarlığı
yakalama”yı “Batılılaşma” ile karıştırıp yaşasaydı o da
“sömürgeciyi çağırırdı ve yamanırdı” demeye getiren “liberal
ötesi” kimileri de övgü düzme yarışına girivereceklerdir. Her ne
kadar, “Cumhuriyet iyi güzel de, demokratikleşmesi eksik!” diye
serzenişte bulunsalar da!
Kuşkunuz olmasın!
O, Kurtuluş sürecini
devrimlerle taçlandırırken biricik rehberi olan “laiklik ilkesini”
yeniden tanımlayalım diye ağız birliği eden gericiler bile
“Atatürkçü” olacaklar önümüzdeki sınırlı sürede.
Kuşkunuz olmasın!
Mustafa Kemal’i hiç bir
şekilde anlamamış olanlar da, anlamış olsa da anlamazlıktan gelmiş
olanlar da, ölümü ile birlikte zaman yitirmeksizin “karşıdevrim”
yolunun taşlarını döşemeye girişenler de “Atatürkçü” kesilecekler
önümüzdeki günlerde.
Kuşkunuz olmasın!
Yurduna uzanan kötü
niyetli elleri hiç ikilemsiz kırmayı yaşam biçemi olarak algılayan ama
bu sertliğinin yanı sıra uygun koşullarda yeryüzünün gördüğü en
barışsever insan olan Mustafa Kemal’in başyapıtı olan Türkiye’de
1923’den bu yana en karanlık 29 ekime uyanmamıza saatler kala,
ardılları yurduna uzanan ellere gereğini yapacak yerde eşkiya ile
pazarlık etme aymazlığı içindedirler. Onlar da hızlı “Atatürkçü”
olmaya adaydırlar önümüzdeki günlerde.
Kuşkunuz olmasın!
“Dünya ile
bütünleşme” ve “küreselleşme” masalları ile ülkeyi borç
batağına saplayan, buna bağlı olarak da dünyanın her yöresinden para
babalarına eşsiz getirimler sağlayan, ülkeyi ekonomik
bağımlılıktan, sömürgeleşmeye doğru yuvarlayanlar da hazırdır hızlı
“Atatrükçü” olmaya.
Kuşkunuz olmasın!
Yurdu savunmak adına
denizaşırı izinlere gereksinim duyanlar da en güzel giysileri ve
dokunaklı söylevleri ile büyülemeye hazırdırlar bizleri bu süreçte.
Kuşkunuz olmasın!
Bir şeyden daha kuşkunuz
olmasın!
Bunca karanlık ve
kötümser koşullara karşın çokça bunalım atlatmış olan bu ülke bir
şekilde yönünü bulup, sırtındakileri savurmayı başaracaktır!
Yoksa...
O güzel insan, Mustafa
Kemal’in başyapıtına yazık olacaktır!
Kuşkunuz olmasın!
CEYHUN BALCI, 26.10.2007
|